Birlikteliğin merkezi-Sobalar-

Doğalgazın ve merkeze ısıtma sistemlerinin yaygınlaştığı bir dönemde gözden düşmek üzere sobalar. Kış aylarının soğuk geçtiği anadolu insanının hayatında sobaların aktif bir yeri var. Belki zorunluluktandır bilinmez;aslında sobalar sadece bir ısınma aracı değil aynı zamanda kış aylarında birlikteliğin, beraberliğin en önemli parçalarından. İnsanlar belki ısınayım diye yaklaşır lakin vücutlarını değil aynı zamanda içilerinide ısıtırlar.(O anda yanında olan anne, babası ,komşuları vs… sıcaklığıyla.)Soba deyip geçmememiz gerektiğini bilmek bir yana faydalarını anlatmak bile çok vaktimizi alır. Soba dediğimiz taktirde büyüklerimizin zihinlerinde önemli yer tutan bir kaç hatıradan bahsetmek yerinde olur: aileinin tüm fertlerinin oluşturduğu halkanın ortasındaki sobanın üstünde pişen kestaneleri ağızımız yanarakta olsa diğer ev ahalisinin güler yüzlü bakışları arasında afiyetler götürme, uzun kış günlerinin vazgeçilmezi aile ve komşu ziyaretlerinin buluşma noktası, sobanın üstünde tüm gün bekleyen güğüm, fırında ısıtılmış ekmeği çıkarırken elimizin yanmasına rağmen annemizin birşey olmaz deyişleri, banyodan çıkınca ilk uğranması gereken yerin sobanın dibi olması … Bu hatıraları çoğaltabiliriz aslında bizim burda şunu farketmemiz lazım belki zor belki meşakkatli ve teknolojinin gölgesinde bile yer edinemesede sobalar zihinlerimizde ettiği yer dahi onun önemi açıklar diye düşünüyorum. Bugün çoğumuzun bulunduğu merkezi ısıtma sistemli, doğalgazlı evler aileyi bölük pörçük etmekten öteye kimin zihninde fatura dışında yer tutmuş.Kısacası yaşayış tarzımiz değiştikçe unutulsada ”Soba is everythink but another device is nothing.”